<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>ZORBEY85</title>
	<atom:link href="http://zorbey85.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://zorbey85.wordpress.com</link>
	<description>FEYLESOF MEKANIMA HOŞ GELDİNİZ</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 Feb 2012 12:28:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='zorbey85.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>ZORBEY85</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://zorbey85.wordpress.com/osd.xml" title="ZORBEY85" />
	<atom:link rel='hub' href='http://zorbey85.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>kim bu kasetçiler&#8230;</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/11/kim-bu-kasetciler/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/11/kim-bu-kasetciler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 11:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde yine bir şeyler oluyor&#8230; internete düşen sesler, videolar, resimler diğer belgeler&#8230; hep birilerini yakıyor, neden, kimin için, belli değil! kim bu elinde değnek siyasetçilerimizi, bürokratlarımızı, milletimizi hizaya sokmaya çalışan? bir zaman bir kasetle siyasi parti kapattıran güçler, insanları ayrıştıran &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/11/kim-bu-kasetciler/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=201&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde yine bir şeyler oluyor&#8230;<br />
internete düşen sesler, videolar, resimler diğer belgeler&#8230;<br />
hep birilerini yakıyor, neden, kimin için, belli değil!<br />
kim bu elinde değnek siyasetçilerimizi, bürokratlarımızı, milletimizi hizaya sokmaya çalışan?<br />
bir zaman bir kasetle siyasi parti kapattıran güçler, insanları ayrıştıran zihniyet şimdi kasetlerle bazı siyasetçilerimizi istifa ettirmeye, sindirmeye bazı bürokratlarımızı cezalandırmaya başlamıştır.<br />
kimsenin kimseye güvenini bırakmayan bu olayların, ne kadarı doğru? ne kadarı yanlış? genelkurmay başkanımıza, istihbarat başkanımıza, siyasi liderlerimize kadar uzanan bu görüntüler sesler kime hizmet ediyor? en önemlisi BU KASETLERİ KİM DERLEMİŞ TOPLAMIŞ, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz bilmiyormu bunları veya biliyor söyleyemiyormu, bir kasetle devletimizin allak bullak olması devlet yapımızı sorgulamamızı gerektirmiyormu? komşu ülkelerdeki karışıklıkların ülkemizle bir alakası varmı, kime hizmet ediyoruz.  Hep kafa karışıklığı, hep bir bilinmezlik&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/201/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/201/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=201&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/11/kim-bu-kasetciler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>GÜNAH KEÇİSİ ESAD!!!</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/06/gunah-kecisi-esad/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/06/gunah-kecisi-esad/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 21:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Şöyleki; dünyada harita üzerinde bir plan çizilmiş, her türlü yol değerlendirilmiş, insan psikolojisi analiz edilmiş, ve en iyi (!) yol bulunmuş DÜŞMANI kendi silahıyla vurmak!!! ve insanlara olabildiğince acımak, acındırmak, yönlendirmek&#8230; bir insana her gün yazık sana çok acıyorum, sen &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/06/gunah-kecisi-esad/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=194&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şöyleki; dünyada harita üzerinde bir plan çizilmiş, her türlü yol değerlendirilmiş, insan psikolojisi analiz edilmiş, ve en iyi (!) yol bulunmuş DÜŞMANI kendi silahıyla vurmak!!! ve insanlara olabildiğince acımak, acındırmak, yönlendirmek&#8230; bir insana her gün yazık sana çok acıyorum, sen haksızlığa uğruyorsun, sen özgür değilsin dersen bir gün insan inanır ve tatminsiz, mutsuz olur, bulunduğu ortamı şikayet eder, çıkmak ister bulunduğu durumdan. İnsanın mayasında var (bkz: insanın cennetten çıkış kıssası) &#8220;kendi silahıyla vurmak&#8221; yani kime karşıysan onun hassasiyetini bilmek. Müslümanı etkilemek için dini, ırkı etkilemek için dili kullanmak gibi&#8230; ve en önemlisi söyleyen kişi, repçiye rock, türkücüye pop söyletmek ne kadar tutarlı olur? sembol kelime bulunmuştu &#8220;ZULÜM&#8221; insanlara zulüm gördüğünü söyleyecekte biri lazımdı bu da elbette &#8220;MÜSLÜMAN&#8221; olmalıydı? tabi küçük rollerde piyasaya sürülecekti  Suriyede Türk bayrağı yakılması, yüzlerce kişinin öldürülmesi, tvlerin tek elden haber yaygarası  gibi&#8230; kaçınılmaz son suriyelileri bekliyor &#8220;DIŞ MÜDAHALE&#8221; peki ne değişecek tabiki emperyal sınırlar&#8230; ve İrana bir adım daha&#8230; akrep çevresine ateş yakılınca oraya gider buraya gider ve çıkacak yer bulamayınca kendisini sokar, öldürür. etrafımıza odun yığılmış bizde elimizde ateş bir bir tutuşturuyoruz onları&#8230;filistin Ahmed Yasin kötü, Irak saddam kötü, Suriye esat kötü, İran Ahmedi necat kötü vs. Abd iyi İsrail iyi ingiltere iyi fransa iyi vs&#8230; kardeşimizin yanlışına neden gür sesliyiz ezel ebed düşmanlarımızın yanlışına sesimiz çıkmaz düşünmek lazım.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/194/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/194/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=194&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2012/02/06/gunah-kecisi-esad/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Avrupada Askerlik Sistemi</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/15/avrupada-askerlik-sistemi/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/15/avrupada-askerlik-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 10:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada askerlik sistemi nasıl, hangi ülkelerde askerlik bedelli, bedelli askerlik, döviz ile askerlik, vicdani ret, vicdani retçiler, vicdani ret nedir, nasıl, türkiyede vicdani ret, kısa dönem askerlik, uzun dönem askerlik, zorunlu askerlik askerlik süresi&#8230; Dünyada Askerlik Sistemleri ve Süreleri Türkiye’ye &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/15/avrupada-askerlik-sistemi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=179&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<address>Dünyada askerlik sistemi nasıl, hangi ülkelerde askerlik bedelli, bedelli askerlik, döviz ile askerlik, vicdani ret, vicdani retçiler, vicdani ret nedir, nasıl, türkiyede vicdani ret, kısa dönem askerlik, uzun dönem askerlik, zorunlu askerlik askerlik süresi&#8230;</address>
<h3><strong>Dünyada Askerlik Sistemleri ve Süreleri</strong><!--colorc--><!--/colorc--></h3>
<p><span style="text-decoration:underline;"><em>Türkiye’ye komşu ülkelerdeki askerlik sistemleri;</em></span></p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Yunanistan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 12 aydır, ancak memurlar için bu süre 17 ay, çok sayıda çocuğu olanlar içinse 3, 6 veya 9 ay olarak tespit edilmiştir. 1997 yılında vicdani retçilik statüsü yasalarına girmiştir. Alternatif ulusal hizmetin süresi 23 aydır. Ancak, ailevi nedenlerden bu süre 15 ay da olabilmektedir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Bulgaristan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 9 aydır, ancak üniversite mezunları için 6 aylık kısa dönem imkânı da bulunmaktadır. 1991 yılında vicdani retçilik yasal bir hak olarak tanınmıştır. Alternatif hizmet süresi 13,5 ay, üniversite mezunları içinse 9 aydır. AB aday ülkesi olan ve yakın bir zamanda NATO’ya üye olan ülke, günümüzde Batı standartlarına ulaşabilmek için yoğun çaba sarf etmektedir. Zorunlu askerlik sisteminin kaldırılması yönünde bir çalışma yoktur. Ancak, 2010 yılında askerlik süresinin 45 güne indirilmesi düşünülmektedir. Savunma Bakanlığı bu indirimin söz konusu tarihten daha önce de yapılabileceğini belirtmektedir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Ermenistan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 24 aydır. 2004 yılında vicdani retçilik statüsü ilk kez olarak yasalara girmiştir. Alternatif hizmet süresi 42 aydır.</p>
<p><strong><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro-->Gürcistan:<!--colorc--><!--/colorc--></strong> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 18 aydır. 1997 yılından beri vicdani retçilik yasal bir hak olarak tanınmıştır. Bu haktan yararlananların alternatif ulusal hizmetlerde 36 ay çalışmaları öngörülmüştür. 2004 yılında askerlik süresinin 12 aya, üniversite mezunları içinse 6 aya indirilmesi yönünde bir yasa tasarısı parlamentoya sunulmuştur. Ancak, bu konuda halen bir ilerleme kaydedilmemiştir. Ordu bünyesinde NATO standartlarına erişebilme yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Zorunlu askerliğin kaldırılması düşünülmemektedir. Ancak, profesyonel kadroların genel mevcut içerisindeki oranlarının arttırılarak üçte iki seviyesine getirilmesi planlanmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Irak:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Saddam Hüseyin rejiminin ortadan kalkmasıyla sonuçlanan ABD’nin son operasyonu sonrasındaki asker alma sistemi hakkında sağlıklı bilgi bulunmamaktadır. Rejim devrilmeden önceki düzenlemede, zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 2 yıl, üniversite mezunları içinse 1,5 yıldır. Vicdani retçilik statü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>İran:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 2 yıldır. Vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Suriye:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 30 aydır. Vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><em>Diğer ülkelerdeki askerlik sistemleri;</em></span></p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Almanya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 9 aydır. 1949 yılında vicdani retçilik statüsü yasalara girmiştir. Bu haktan yararlanmak isteyenler 9 aylık alternatif ulusal hizmetlerde görev yapmaktadırlar. Günümüzde zorunlu askerlik sisteminin geleceği tartışılan bir konudur. Yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında ordunun küçültülmesi ve yükümlü olarak askerlik hizmetini gerçekleştirenlerin sayısının azaltılması planlanmaktadır. Ancak, zorunlu askerlik uygulamasının tamamen kaldırılması yönünde henüz bir çalışma yapılmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Avusturya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 8 aydır. Bazı durumlarda sürenin 6 ayı silâhaltında kalanı ise yedek olarak geçirilebilmektedir. 1974 yılında vicdani retçilik statüsü yasalara girmiştir. Bu haktan faydalan kişiler askerlik hizmeti yerine 12 aylık alternatif ulusal hizmetlerde görev almaktadırlar. Askerlik süresinin kısaltılması ve profesyonel orduya geçiş yönünde çalışmalar yapılmaktadır. 2004 yılında bu amaçla kurulan komisyonun hazırlamış olduğu raporda çeşitli alternatifler sunulmuştur. Bunlar arasında 2006 veya 2007 yılında askerlik süresinin 6 aya düşürülmesi önerisi de vardır. Ayrıca, 2010 yılında zorunlu askerliğin tamamen kaldırılması da tartışılmaktadır. Ancak, henüz bu konuda alınmış kesin bir karar yoktur.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Belçika:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> 1995 yılında profesyonel orduya geçilmiştir. AB ülkeleri içerisinde zorunlu askerlik uygulamasını yürürlükten kaldıran ilk ülkelerden birisidir. Ancak, zorunlu askerlik uygulamasının acil durumlarda veya savaş hallerinde tekrardan yürürlüğe sokulabilmesini sağlayacak yasal düzenleme de bulunmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Danimarka:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi görev alınan kuvvet ve rütbeye göre 3 ay ile 14 ay arasında değişmektedir (Ortalama süre 9 aydır). 1917 yılında vicdani retçilik kabul edilmiştir. Bu statüyü tanıyan ilk Avrupa ülkesidir. Alternatif hizmet süreleri 3 aydan 14 aya kadar değişmektedir (Ortalama süre 9 aydır). 2004 yılında hükümet ve muhalefet partileri orduda belirli reformları içeren ‘Danimarka Savunma Anlaşması 2005-2009’ üzerinde uzlaşmaya varmışlardır. Bu anlaşmaya göre, zorunlu askerlik sisteminin bundan sonrada devam ettirilmesine karar verilmiştir. Ancak, hizmet süresinin önemli oranda düşürülerek 4 aya indirilmesi planlanmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Estonya:</strong> <!--colorc--><!--/colorc-->Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 8 ay, memurlar ve bazı özel pozisyondaki kişiler için 11 aydır. 1991 yılında vicdani retçilik yasalaşmıştır. Bu haktan yararlanan kişiler 16 aylık alternatif hizmetlerde görev almaktadırlar.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Finlandiya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi görev alınan kuvvet ve rütbeye göre 180, 260 veya 362 gün olarak belirlenmiştir (Yükümlülerin %50’si 180 günlük hizmette bulunmaktadırlar). 1931 yılında vicdani retçilik statüsü yasalara girmiştir. Alternatif görev süresi 395 gündür. Zorunlu askerlik sisteminin kaldırılması düşünülmemektedir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Fransa:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemini ilk uygulandığı ülkede 2002 yılı itibariyle profesyonel orduya geçilmiştir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Kıbrıs (G.K.):</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 26 aydır. Çok sayıda çocuk sahibi olan (En az dört) ve yurtdışında yaşayanlar için 13 aylık kısa dönem askerlik imkânı bulunmaktadır. Diğer AB üyesi ülkelerin aksine vicdani retçilik için ayrı bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Sadece 1992 yılından beri ulusal güvenlik yasasında bu haktan bahsedilmektedir. Vicdani retçilikten yararlananların ordu içerisinde silahsız olarak 36 aylık, ordu dışında ise yine silahsız olarak 42 aylık askerlik hizmeti yapmaları öngörülmüştür. Şüphesiz, ordu dışındaki askerlik hizmetinin oldukça muğlâk bir görünüm arz etmesi tartışmalı bir durum yaratmakta ve bu ülkedeki vicdani retçilik statüsünün gerçekten var olup olmadığının sorgulanmasına neden olmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Letonya:</strong> <!--colorc--><!--/colorc-->Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 12 ay, üniversite mezunları içinse 9 ay olarak tespit edilmiştir. 2002 yılında vicdani retçilik statüsü yasalara girmiştir. Bu statüde olanların yapacakları alternatif hizmetin süresi üniversite mezunları için 18 ay, diğerleri içinse 24 ay olarak belirlenmiştir. Hükümet 2007 profesyonel orduya geçilmesine karar vermiştir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Litvanya:</strong> <!--colorc--><!--/colorc-->Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 12 ay, üniversite ve kolej mezunları içinse 6 aydır. 1992 yılında vicdani retçilik yasalaşmıştır. Alternatif hizmet süresi 18 aydır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Lüksemburg:</strong><!--colorc--><!--/colorc-->  1967 yılına kadar zorunlu askerlik sisteminin uygulandığı ülkede, bu tarihten sonra profesyonel orduya geçilmiştir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Macaristan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 9 aydır. 1989 yılından beri vicdani retçilik statüsü yasalarında yer almaktadır. Vicdani retçilerin 18 aylık alternatif hizmetlerde bulunmaları öngörülmüştür. 2003 yılında profesyonel orduya geçilmesine karar verilmiştir. 2005 yılı içerisinde hazırlıkların tamamlanarak zorunlu askerlik uygulanmasının kaldırılması beklenmektedir.<br />
İrlanda: Zorunlu askerlik sistemi hiçbir zaman uygulanmamıştır. Profesyonel ordusu vardır.</p>
<p><strong><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro-->İspanya:<!--colorc--><!--/colorc--></strong> 2002 yılı itibariyle zorunlu askerlik sistemi kaldırılarak profesyonel orduya geçilmiştir.</p>
<p><strong><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro-->İsveç:<!--colorc--><!--/colorc--></strong> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 7,5 aydır. Bu süre memurlar için 10 ile 15 arasında, bu meslek grubundaki kişilerin deniz kuvvetlerinde görev almaları durumunda ise 18 ile 20 ay arasında değişmektedir. 1920 yılından itibaren vicdani retçilik bu ülkede yasalarla güvence altında bulunmaktadır. Bu statüde bulunan yurttaşların görev alacakları alternatif hizmetlerin süresi 7,5 aydır. Ülke savunmasının temeli günümüzde de topyekûn harp prensibine dayanmaktadır. Yakın zamanda bu durum fazlasıyla tenkit edilmiştir. Ancak topyekûn harp anlayışının yansımalarından birisi olarak kabul edilen zorunlu askerlik sisteminin bundan sonrada uygulanmasına devam edilmesi planlanmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>İtalya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> 2000 yılında parlamentoda alınan karar uyarınca ordunun 2007 yılından sonra tamamen profesyonel bir örgütlenme olması planlanmıştır. Ancak, geçiş süreci tahmin edilenden daha hızlı ve başarılı uygulanınca öngörülenden iki yıl önce, 2005 yılında profesyonel orduya geçilmiştir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Polonya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik hizmeti 10 ay, üniversite mezunları içinse 3 aydır. 1988 yılında vicdani retçilik statüsü yasalarla güvence altına alınmıştır. Alternatif hizmetin süresi 18 ay, üniversite mezunları içinse 6 aydır. Ülke halen NATO standartlarına erişebilme yönünde çalışmalar yapmaktadır. Bunlar arasında silahlı kuvvetlerin küçültülmesi ve profesyonel askerlerin mevcudunun arttırılması da yer almaktadır. 2006 yılından itibaren askerlik süresinin 9 aya indirilmesi öngörülmektedir. Ancak, zorunlu askerlik uygulamasının tamamen kaldırılması yönünde şu an için bir çalışma yapılmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>ABD:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Profesyonel ordusu vardır. Ancak, bu gücün yetersiz kaldığı durumlarda kongrenin zorunlu askerliği yürürlüğe sokma hakkı bulunmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Arjantin:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Gönüllülerden oluşan bir ordusu bulunmaktadır. Ancak, kâfi sayıda kişinin askerlik kaydı yaptırmaması veya savaş hali gibi acil durumlarda ulusal kongrenin onaylaması şartıyla hükümetin zorunlu askerliği yürürlüğe sokabileceği yasal düzenleme bulunmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Avustralya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> 1972 yılında zorunlu askerliğin kaldırıldığı ülkede, profesyonel askerlik sistemi uygulanmaktadır. Zorunlu askerlik savaş zamanı yürürlüğe sokulabilmektedir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Brezilya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 12 aydır. Bu süre 18 aya kadar uzatılabilmektedir, ancak hangi durumlarda bunun yapılabileceği belirsizdir. Vicdani retçilik düzenlemesi bulunmaktadır. Alternatif hizmetin süresi normal askerlik hizmetinde olduğu gibi 12 aydır. Fakat alternatif sivil hizmetler konusunda bir düzenleme olmadığı için vicdani retçilik statüsünden istifade edenler ordu bünyesinde silahsız olarak görev icra etmektedirler.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Çin:</strong><!--colorc--><!--/colorc-->  Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. İhtiyaç olması halinde kadınlarında askerlik yapmaları öngörülmüştür. Hizmet süresi kara kuvvetlerinde 3 yıl, deniz ve hava kuvvetlerinde 4 yıldır. Vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>G. Afrika:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> 1994 yılında sadece beyazların yapmakla yükümlü oldukları askerlik hizmeti kaldırılmıştır. Profesyonel ordusu vardır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>G. Kore:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 26 aydır ancak sağlık sektöründe görevli olanlar ile yerel ve merkezi yönetimde çalışanlar için bu süre 28 ay, bazı özel durumlarda ise 32 ay olabilmektedir. Ülkede vicdani retçilik konusunda herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Hindistan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> 1948 yılında bağımsızlığını kazanan ülkede zorunlu askerlik sistemi hiçbir zaman uygulanmamıştır. Ancak, tehlike durumlarında zorunlu askerlik sisteminin yürürlüğe sokulabileceği yasal düzenleme bulunmaktadır. Günümüzde zorunlu askerlik sisteminin geleceği tartışılmaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>İsrail:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Uygulama tüm Yahudi ve Dürzî erkekleri kapsadığı gibi, Yahudi kadınlar da askerlik hizmeti yerine getirmektedir. Hizmet süresi erkekler için 3 yıl, kadınlar için 2 yıldır. Doktor ve hemşire gibi özel ihtisas sahibi mesleklerde bu süre daha uzun olabilmektedir. Vicdani retçilik statüsü erkekler için bulunmazken kadınlar için vardır. Ancak, burada bir kısıtlamaya gidilmiş ve askerlikten muaf tutulmanın sadece dini nedenlerle olabileceği belirtilmiştir. Vicdani retçilikten düzenlemesinden yararlanan kişilerin alternatif sivil hizmetlerde bulunmaları öngörülmüştür. Ne var ki, fiiliyatta bu görevlerde bugüne kadar kimse çalıştırılmamıştır. İsrail Savunma Politikasında, geleneksel olarak zorunlu askerlik ulus-inşa sürecinin önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Japonya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> İkinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan anlaşmalara göre, bu ülkenin resmi olarak silahlı kuvvetlere sahip olması yasaklanmıştır. Ancak, fiiliyatta profesyonel ordusu vardır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Kanada:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Profesyonel ordusu vardır. Zorunlu askerlik sisteminin uygulanması konusunda yasalarında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Küba Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Yasalara göre, kadın erkek tüm yurttaşlar askerlik hizmeti yapmakla yükümlüdür. Ancak, pratikte sadece erkekler bu görevi icra etmektedirler. Ülkede vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>K. Kore:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Kadınlar askerlik hizmeti yapmakla yükümlü değildir, ancak 40 yaşına kadar senelik olarak askeri eğitimden geçirilmektedirler. Askerlik hizmeti kara kuvvetlerinde 5 ile 8 yıl, deniz kuvvetlerinde 5 ile 10 yıl ve hava kuvvetlerinde 3 ile 4 yıl arasında icra edilmektedir. Yasalarda vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Mısır:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 3 yıl, öğrenim görmüş kişiler içinse 18 ay olarak tespit edilmiştir. Vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Norveç:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Askerlik süresi 12 aydır (Pratikte 8 veya 9 ay şeklinde gerçekleştirilmektedir). Az sayıdaki yükümlü askerlik görevini ulusal muhafız teşkilatında yapmaktadır. Buradaki hizmet süresi 6 aydır, ancak 44 yaşına kadar her sene iki haftalık yedek eğitimi almaları gerekmektedir. Vicdani retçilik statüsü 1922 yılından beri bulunmaktadır. Alternatif hizmetin süresi 13 aydır. Yakın geçmişte ülkede zorunlu askerliğin geleceği çok tartışılmıştır. Yeşiller dışında sistemin devam ettirilmesi konusunda siyasal bir uzlaşmanın olduğu dikkat çekmektedir. Nitekim Savunma Bakanlığı, zorunlu askerlik sisteminin bundan sonrada ülke savunmasının temel ayaklarından birisini oluşturmaya devam edeceğini açıklamıştır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Pakistan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi hiçbir zaman uygulanmamıştır. Gönüllülerin temel asker kaynağını oluşturduğu bir ordusu bulunmaktadır. Acil durumlarda zorunlu askerlik devreye sokulabilmektedir. Ancak, bugüne kadar karar vericiler tarafından hiç uygulanmamıştır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Rusya:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 24 ay, yüksek okul mezunları için 12 ay olarak belirlenmiştir. Vicdani retçilik statüsü 2004 yılında tanınmıştır. Alternatif hizmet süresi yüksek okul mezunları için 21 ay, diğerleri için 42 aydır. Ayrıca, silah taşımamadan üniversite mezunlarının 18 ay, diğerlerinin 36 aylık askerlik yapmaları da mümkündür. Zorunlu askerliğin geleceği ülkede oldukça tartışılan bir konudur. Ancak yakın gelecekte kaldırılacağına dair herhangi bir işaret bulunmamaktadır. 2004 yılında Savunma Bakanı bu düşünceyi destekler şekilde zorunlu askerlik uygulamasının hiçbir zaman kaldırılmayacağını açıklamıştır. Bununla birlikte, Devlet Başkanı Putin 2007 yılında ordu mevcudunun yaklaşık yarısının profesyonellerden oluşabileceğini ve 2008 yılından itibaren de askerlik süresinin 1 yılla sınırlandırılabileceğini ifade etmiştir.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Tayvan:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 2 yıldır. Vicdani retçilik statüsü bulunmamaktadır.</p>
<p><!--coloro:#CC0000--><!--/coloro--><strong>Ukrayna:</strong><!--colorc--><!--/colorc--> Zorunlu askerlik sistemi uygulanmaktadır. Hizmet süresi 18 ay, deniz kuvvetlerinde 24 aydır. Yüksek okul mezunları için 12 aylık kısa dönem seçeneği bulunmaktadır. 1996 yılında vicdani retçilik yasal bir hak olarak tanınmıştır. Alternatif hizmet süresi 27 ay, yüksek okul mezunları içinse 18 aydır. Savunma Bakanlığı 2005 yılında askerlik süresinin 12 aya indirileceğini açıklamıştır. AB adaylığı için adı geçen ülke, 2015 yılına kadar profesyonel askerliğe geçmeyi amaçlamakta ve halen bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Ancak, mevcut sözleşmeli askerlerle bile birçok sorun yaşanması, bu hedefin gerçekleşme olasılığının sorgulanmasına neden olmaktadır.<br />
(kaynak: forum.divxplanet.com)</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/179/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/179/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=179&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/15/avrupada-askerlik-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Arap Baharı, Emperyalizmin Çiçekleri…</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/04/arap-bahari-emperyalizmin-cicekleri%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/04/arap-bahari-emperyalizmin-cicekleri%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2011 19:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Türk ve İslam Aleminin kendine gelme zamanı yaklaşmıştır, İslam düşmanı devletler kendi aralarında gizli ittifaklar yaparak, Müslüman çoğunluklu devletleri sömürmekte, halkını köleleştirmektedir. Bahaneler üreterek Müslüman çoğunluklu devletleri yağma etmektedirler. Zalim devlet adamlarını yıkıyoruz diyerek beyin yıkayan şer güçler iyilik yapıyormuş &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/04/arap-bahari-emperyalizmin-cicekleri%e2%80%a6/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=170&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ve İslam Aleminin kendine gelme zamanı yaklaşmıştır, İslam düşmanı devletler kendi aralarında gizli ittifaklar yaparak, Müslüman çoğunluklu devletleri sömürmekte, halkını köleleştirmektedir. Bahaneler üreterek Müslüman çoğunluklu devletleri yağma etmektedirler. Zalim devlet adamlarını yıkıyoruz diyerek beyin yıkayan şer güçler iyilik yapıyormuş izlenimi vermekte ve basın gücü kullanarak insanları buna inandırmaya çalışmaktadır maalesef ki kendi inandırıcılıklarını kaybettikleri için, diğer Müslüman nitelikli kimseleri de veya o kılığa bürünmüş insanları da kullanarak amaçlarına hizmet ettirmektedirler.<br />
Her ne olursa olsun, her kim olursa olsun Müslüman’ım diyen bir insan, Müslüman olmadığı aşikar kimselere tercih edilmemelidir. Kuran-ı Kerimde Yüce Yaratanımız:<br />
&#8220;“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dostlar edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah’a, kendi aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisa Sûresi:144)<br />
“Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar. Bilsinler ki gerçekten bütün izzet ve şeref yalnızca Allah’a aittir.” (Nisa Sûresi:139)<br />
&#8220;Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.&#8221; (Bakara Sûresi:120)<br />
Buyurmaktadır.<br />
Bu hak sözler rabbimiz tarafından yorum bırakmaksızın bizlere ulaştırılırken, öz eleştiri ile kendimize dönerek, dostumuza düşmanımıza bir daha bakmamız lazım&#8230;<br />
Demokrasiyi Saddam engelliyordu da, 2003 ten bu yana Irak&#8217;a neden demokrasi gelmedi?<br />
Afganistan’da, Pakistan’da, Suriye’de demokrasi ne aşamaya getirildi?<br />
Ladin, Saddam, Kaddafi, Esat&#8230; adı altında Müslümanlara saldırı yapılmaktadır, uyan Müslüman ne demokrasisi&#8230;<br />
Türkiye’ye dost görünenlerin pkk yı beslediği apaçık ortada ama o konuya değinmeye bile gerek duymadan bir şeye dikkat çekmek istiyorum; Yüce millet bak ve gör sana dost gibi yaklaşanlar çemberini daraltmakta&#8230; Dindaş Komşuların gitti, gidiyor&#8230; Irak, Suriye, İran&#8230;<br />
Son olarak İran’a saldıracaklar sonra&#8230;<br />
ve bir gün içimizi kemiren güvenin farkına vardığımızda, ya kardeş kardeşe kan davası güdüyor olacak veya ortada ne kardeş kalacak ne dost&#8230;<br />
ya da yazının başında belirttiğim gibi Türk ve İslam aleminin kendine gelme vakti gerçekten yaklaşmıştır tüm nasihatlerden sonra başa gelen bu musibetlerle belki&#8230;<br />
Belki bir kıyamet vakti olurda Müslümanlar tek bayrak altında şer güçleri bertaraf eder umudu ise elbette devam eder&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/170/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/170/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=170&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/11/04/arap-bahari-emperyalizmin-cicekleri%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>VAN ilimizde 7.2 Büyüklüğünde Deprem Oldu! Peki ne oldu?</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/10/23/van-ilimizin-tabanli-ilcesinde-7-2-buyuklugunde-deprem-oldu/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/10/23/van-ilimizin-tabanli-ilcesinde-7-2-buyuklugunde-deprem-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 16:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Van&#8217;da deprem oldu! Bir şey dikkatinizi çekti mi? Türkiye Cumhuriyeti devletimizin, askeri, polisi, sivil savunma ekipleri, Kızılayı, diğer yardım dernekleri, öncü kurtarma ve sağlık ekipleri, devletin iş makinaları hemen bölgeye hareket etti&#8230; Peki her seferinde kürt halkının hakkını savunduğunu, yanında &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/10/23/van-ilimizin-tabanli-ilcesinde-7-2-buyuklugunde-deprem-oldu/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=167&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Van&#8217;da deprem oldu!<br />
Bir şey dikkatinizi çekti mi?<br />
Türkiye Cumhuriyeti devletimizin, askeri, polisi, sivil savunma ekipleri, Kızılayı, diğer yardım dernekleri, öncü kurtarma ve sağlık ekipleri, devletin iş makinaları hemen bölgeye hareket etti&#8230;<br />
Peki her seferinde kürt halkının hakkını savunduğunu, yanında yer aldığını onlar için mücadele ettiğini söyleyen pkk, deprem bölgesinden kaç can kurtardı, kaç afetzedeye yardımda bulundu? Nerde kürt halkının sözde savunucusu soysuzlar&#8230;<br />
Kürtlerin Türkiyenin kıymetini bir kez daha anlamış olmalarını, Türkiyesiz yapamayacaklarını, pkk nın kürt halkına değil emperyalizme, siyonizme  hizmetkar olduğunu anlayacaklarını, umuyorum, diliyorum&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/167/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/167/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=167&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/10/23/van-ilimizin-tabanli-ilcesinde-7-2-buyuklugunde-deprem-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Açılım Üzerine&#8230;</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/08/04/acilim-uzerine/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/08/04/acilim-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 21:40:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=73</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır gündemimizi meşgul eden konulardan biriside açılım konusu&#8230; Açılımın açılımına gelince şimdiye kadar açılmamışların tek tek açılması olarak açıklayabiliriz. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü sözüde açılıma karşı sözümdür, efendim nedir bu açılım diye sorduğumuzda, açılım lafını sergiye açanlar diyorlar ki &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/08/04/acilim-uzerine/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=73&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır gündemimizi meşgul eden konulardan biriside açılım konusu&#8230;<br />
Açılımın açılımına gelince şimdiye kadar açılmamışların tek tek açılması olarak açıklayabiliriz.<br />
Açtırma kutuyu söyletme kötüyü sözüde açılıma karşı sözümdür, efendim nedir bu açılım diye sorduğumuzda, açılım lafını sergiye açanlar diyorlar ki kürt açılımı, pkk açılımı, demokrasi açılımı vs. dayanak noktası ise Türk filmlerine konu olabilecek izleyenleri ağlatmaya yönelik olan ajitasyon bir hikaye.<br />
Neymiş şimdiye kadar Kürtler ana dilini konuşamamış, kendi TV sini izleyememiş, yakılmışlar yıkılmışlar, hor görülmüşler, itilmişler, kakılmışlar insanca değer verilmemiş amanda aman ağlamamak elde mi?<br />
Güzel vatanımızın doğu kısmında yaşanan sorunların kaynağını cümle alem biliyor aslında, karnı aç vatandaşımız ha ekmek istemiş ha nan istemiş onun derdi karnını doyurmak Türkçe olsa ne Kürtçe olsa ne derdini anlatsında nasıl anlatırsa anlatsın, hiçte ilgilenmez bayrak rengiyle şunla bunla&#8230; Sorun kaynağı Türkiyemizin güçlenmesine engel olmak isteyen dahili ve harici bedbahtların ta kendisidir. 15 yaşındaki genç bomba yapmasını ve patlatmasını nerden biliyor? dağlarda gezen sürünün karnı nerden doyuyor? bunları kimler eğitiyor, anne baba yanından kim alıp götürüyor, gerçek manada istedikleri nedir? Ellerindeki alet edevat, silah tüfek, dürbün, tek tip kıyafet ayakkabı nerden gelmekte? Bunları Türkiye gibi güçlü bir ülkenin bilmemesi tespit edememesi düşünülemez, ama ne yazıkki açılım uğruna harcanan emek bunları engellemek için harcanmamaktadır. Sebebi ise tabiki çorap söküğü deyiminde saklı, söküldükçe sökülecek devamı gelecek ve müttefikimizin ayağı çıplak kalacak! ve mahallenin (dünyanın) yaramaz çocukları sobelenecek sonrası için cesur bir yürek gerekecek tabiki, bu çocukların kulağını çekebilecek gücü kendimizde bulabilecekmiyiz? Zaten şu dünyada yapayalnızız halı saha maçı yapsak 5-6 kişi çıkarıp rakip olamayacağız mahallenin yaramaz çocuklarına, çünkü şimdiye kadar takım kurmamışız, ilk yarı yaramaz çocuklardan ikinci yarı bu taraftan oynamışız takım kuramamış sadece gollere sevinmişiz&#8230; ülke içinde ise zaten elimiz kolumuz bağlanmış, ensemize vurup ekmeğimizi elimizden almışlar, almaya devam ediyorlar bunu taviz tavizi doğurur gerçeğine dayandırarak söylüyorum, ensemize vurana karşı hiç bir şey yapmıyoruz yapamıyoruz burdan kastım ülkemizin ensesine tokat vurana karşı idamın getirilmemesidir. Burdan bakarsak zaten en büyük açılımı yapmışız, iyice açılmışız zaten, örnek almaya çalıştığımız ülkeler kendi menfaatlerine dokunanları yargısız infaz edip sustururken biz açıldıkça açılmışız, özgürlük ülkemizde en üst düzeyde, bizim sarıp sarmaladığımız paket üstüne paket yaptığımız ve koskoca ada tahsis edip binlerce askerimizi hizmetine verdiğimiz en azılı katilimizin falan falan dediklerimi yapmazsanız ben karışmam tarzı özgür laflarını bir bardak suyla beraber içtiğimiz özgür, demokrat ve açılımını tamamlamış bir ülkede yaşıyoruz.<br />
Peki bu ülkede herkes dilediği gibi yaşasın ne güzel başkasına zarar verilmediği sürece memnun oluruz, ancak tüm bu yaşanan canilikleri, teröristlikleri bizi hor gördünüz, dilimizi konuşturmadınız, karnımızı aç bıraktınız gibi laflarla mazur görmeye çalışanlar ve bunuda haklı gören tüm yetkililer, siyasetçiler, gazeteciler, aydınlar vesaireler sizlere sesleniyorum, Ben Türk&#8217;üm ama yıllarca dinini özgürce yaşayamayan müslüman kardeşlerimi gördüm bu ülkede başörtüsüyle kazanılmış hakkı olan okulu okuyamayan kardeşlerimi gördüm bu ülkede, akşam evine bir lokma ekmek götüremeyen kardeşlerimi gördüm bu ülkede, hapishanelerde nice zulümlere maruz bırakılıp sonra da pardon yanlışlık olmuş diyerek bırakılan insanları gördüm bu ülkede, doğruyu söyleyip yalancı damgası yiyen, dinini yaşayıp irticacı damgasını yiyen, ülkesini sevip şoven damgasını yiyen, sağcı solcu diye ayrılıp birbirine kırdırılan kardeşlerim oldu bu ülkede ama hiç biriside çıkıp devlete karşı teröristlik yapmadı, kırıldı üzüldü ama bu vatanın evladı hiçbir polise askere taş atmadı, kurşun sıkmadı devletine karşı ayaklanmadı, şehit askerin, mehmetçiğin cenaze töreninde en fazla canı yananlar her seferinde Türk Kürt kardeştir dedi, hep birlik vardı konuşmalarda, asla kin nefret ve ayrım yoktu. Kürt kardeşlerimde de olduğunu zannetmiyorum ancak bu açılım kelimesini dillendiren art niyetli insanlar Kürt ve Türk insanlarımızı kullanarak bir yerlere varmaya çalışmaktadırlar, amaç Kürtlerin menfaatini sağlamak değil kendi menfaatlerini sağlamaktır. Tarihimizden örnek vererek art niyetli dış güçlerin nasıl bir yol izlediğini buradan hatırlatmak istiyorum, Osmanlı zamanında sırbistana ve yunanistana baktığımız zaman büyük devletlerin planlamasıyla, kışkırtmasıyla önce imtiyaz talep etmiş, onu aldıktan sonra özerklik talep etmişler onuda aldıktan sonra bağımsızlık talep etmişlerdir. Bu tarihi gerçeğide unutmayarak AÇILIM kelimesindeki gizli kötü emeli bir kez daha düşünelim bu oyunu ne A partisi bozar ne B partisi Bu oyunu bozacak güç Türk-Kürt kardeşliğidir, yıllardır beraber yaşadık yaşamayı seviyoruz, ayrılık bizi parçalar yem eder, güzel vatanımızda güzel yaşamak her güzel insanın hakkıdır vesselam&#8230;</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/73/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=73&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/08/04/acilim-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Muhteşem seslerden Abdussamed&#8217;den Yasin Suresi</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/07/27/muhtesem-seslerden-abdussamedden-yasin-suresi/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/07/27/muhtesem-seslerden-abdussamedden-yasin-suresi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jul 2011 15:09:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Abdussamed yasin suresi tilaveti ve hayatı bu videoda&#8230; Kuranı Kerime gönül veren, onu yaşatan, yaşayan saygı gösteren herkesten Allah (cc) razı olsun.<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=69&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abdussamed yasin suresi tilaveti ve hayatı bu videoda&#8230;</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/07/27/muhtesem-seslerden-abdussamedden-yasin-suresi/"><img src="http://img.youtube.com/vi/oZhlXXC4lbI/2.jpg" alt="" /></a></span>
<p>Kuranı Kerime gönül veren, onu yaşatan, yaşayan saygı gösteren herkesten Allah (cc) razı olsun.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/69/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/69/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=69&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/07/27/muhtesem-seslerden-abdussamedden-yasin-suresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ÖCALAN TÜRKİYEYİ YÖNETİYOR</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/17/ocalan-turkiyeyi-yonetiyor/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/17/ocalan-turkiyeyi-yonetiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 18:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[Şöyle bir şey söylesem inanır mısınız? Öcalan Türkiyeden toprak parçası almış ve kendi ordusunu kurmuş ülkeyi yönetiyor. İlk başta okuyunca belli bir süre düşünemediğiniz ve şaşırdığınızı hissedebiliyorum, sonra nasıl olur böyle bir şey diyenler için açıklamasını yapıyorum. Öcalan 10 km2 &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/17/ocalan-turkiyeyi-yonetiyor/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=66&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şöyle bir şey söylesem inanır mısınız?<br />
Öcalan Türkiyeden toprak parçası almış ve kendi ordusunu kurmuş ülkeyi yönetiyor.</p>
<p>İlk başta okuyunca belli bir süre düşünemediğiniz ve şaşırdığınızı hissedebiliyorum, sonra nasıl olur böyle bir şey diyenler için açıklamasını yapıyorum.</p>
<p>Öcalan 10 km2 lik alana sahip, hizmetinde yaklaşık 1000 askerin bulunduğu ve bu askerlerinde her 3 ayda bir değiştiği güzel ülkemizin güzel yeri imralı adasının tek sahibi&#8230; belirttiğim gibi subay ve astsubaylarında çokça bulunduğu gözbebeği askerlerimizde onun hizmetinde, ayrıca doktorlar avukatlar gelenler gidenler cabası&#8230;</p>
<p>Üstelik ülkemizide yönlendirip yönetiyor, tehditkar konuşmaları cüretkarca yapıyor. avukatları eşek arısı gibi içerden dışarıya sürekli olarak bir şeyler taşıyor sözleriyle dağlar taşlar inliyor, şehirler yakılıp yıkılıyor, öcalana sempatik görünmek onu kızdırmamak için devletimizin adamları sürekli açılımlar yapmak tavizler vermek zorunda kalıyorlar.</p>
<p>Öyle ki öcalanın burnu kanayacakta her yerde ayaklanmalar başlayacak diyerek devletimizin adamları aponun üstüne titriyor, yemeğini suyunu önce başka vatan evladına tattırıp sonra apoya sunuyorlar, doktorlarımız el pençe divan rutin kontrollerde sağlık sunuyorlar, ülkemiz üzerinde pis emelleri olmasına rağmen ülkemizin havası, suyu, insanı, dağı, taşı, eti, sütü hizmetine sunuluyor, yakalanıp getirilmesi sevincini keşke hiç yakalanmasaydı hayıflanması bastırıyor.</p>
<p>Şimdi bu yanlışlıklara dur demesi gereken devletimizin adamları neler yapıyor ona değinelim; bir tanesi diyor ki al sana ip as onu, öbürü diyorki ip sendeydi niye asmadın, bir başkası da diyor ki görmedim duymadım bilmiyorum&#8230;</p>
<p>Adama sorarlar kardeşim madem ikinizde asmak istiyorsunuz, siz idam kararını çıkartın o ipide bir şehit ailesine verin, aranızda ip atlayıp durmayın&#8230;</p>
<p>Ama yook asamayız çünkü &#8220;okulun kuralları, okulun kuralları&#8221;, ABD ne der? batı ne der? insan hakları, özgürlük vs&#8230;</p>
<p>Alttaki &#8220;Ladin öldürülmüş&#8221; yazımda da bahsettiğim için detayına girmeyeceğim ama kısaca bizim teröriste gelince hoplayanlar, kendi teröristleri için dünyayı ayağa kaldırıp gidip adamı yatak odasında öldürmeyi biliyorlar.</p>
<p>Daha da üzerinde bir şey yazmaya gerek yok işte terör uğruna verilen taviz üstüne tavizler ve bize geri dönen şehit üstüne şehitler&#8230;VATAN SAĞOLSUN.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/66/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/66/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=66&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/17/ocalan-turkiyeyi-yonetiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>NİÇİN VE NASIL MÜSLÜMAN OLDULAR?</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/nicin-ve-nasil-musluman-oldular/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/nicin-ve-nasil-musluman-oldular/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2011 09:43:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[   NASIL MÜSLÜMAN OLDUM? Yüce dinimiz islamiyeti seçenlerin bu önemli tercihi yapma hikayeleri&#8230; Kur&#8217;an&#8217;ın İşaretiyle Müslüman Olan Avustralyalı   Terörist bir din olarak bildiği İslam&#8217;ı diğer dinleri araştırdıktan sonra seçen Avustralyalı genç Rubin, Kur’an’ın kendisini nasıl hidayete erdirdiğini anlatıyor. Kendisini &#8230; <a href="http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/nicin-ve-nasil-musluman-oldular/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=62&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="bp">
<div id="bp-5EC66CF1DC3200AC_3067-content">
<div>  </div>
<p align="center"><strong>NASIL MÜSLÜMAN OLDUM?<br />
Yüce dinimiz islamiyeti seçenlerin bu önemli tercihi yapma hikayeleri&#8230;</strong></p>
<div align="center">
<div align="center">
<div align="left">
<div><span style="font-size:medium;">Kur&#8217;an&#8217;ın İşaretiyle Müslüman Olan Avustralyalı</span></div>
<div> </div>
<div><img src="http://haksozhaber.net/images/news/9009.jpg" alt="" align="left" /></div>
<div>
<div>Terörist bir din olarak bildiği İslam&#8217;ı diğer dinleri araştırdıktan sonra seçen Avustralyalı genç Rubin, Kur’an’ın kendisini nasıl hidayete erdirdiğini anlatıyor. Kendisini dinleyenleri üslubuyla güldüren Rubin, Müslüman olma hikayesini bir stand-up&#8217;çı gibi anlatıyor.</div>
<div>19.03.2009 17:39</div>
</div>
<p>Şu anda video paylaşım sitelerinde izlenme rekorları kıran bir video dolaşıyor. Videoda Avusturalyalı Rubin değişik dinleri araştırdıktan sonra nasıl Müslüman olduğunu anlatıyor. Kur&#8217;an&#8217;ın hidayet veren bir kitap oluşunun izlerinin görüldüğü video, izlenmeye değer.</p>
<p>Üniversitenin ilk yılında anne-babasının ayrıldığını, köpeğinin öldüğünü ve bundan dolayı zor bir dönem geçirdiğini anlatan Rubin, daha sonra Hıristiyanlıktan başlayarak, Yahudilik, Hinduizm ve Budizm&#8217;i araştırdığını ifade ediyor&#8230; Standapçıları aratmayacak şekilde Müslüman olma hikayesini anlatan Rubin, İslam&#8217;a yönelik önyargısını ve camiye düşen yolunu dinleyenleri kahkahalara boğan bir üslupla anlatıyor.</p>
<p>Müslüman olduktan sonra Ebu Bekir ismini alan genç, İslam Dinini seçmek için evinde oluşturduğu atmosferden bahsediyor ve Allah&#8217;tan varlığını göstermesi için çok küçük de olsa bir işaret bekliyor&#8230; Ancak o beklediği işaret bir türlü gelmiyor ve bundan rahatsız olduğunu anlatıyor. Daha sonra tekrar Kur&#8217;an-ı Kerim okumaya başlayan Genç, aradığı işareti ilk okuduğu ayette buluyor&#8230;</p>
<p align="left">Avustralyalı gencin İslam dinini seçme hikayesini anlatırken güldüren ve bir o kadar da düşündüren videosu: <span style="font-family:Arial Black;"><a href="http://www.dailymotion.com/relevance/search/m%C3%BCsl%C3%BCman+olan/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyaly-genc_lifestyle" rel="nofollow" target="_blank">TIKLA İZLE </a></span></p>
<p align="left"><span style="color:#fafafa;"> <span style="font-size:xx-small;"><em>haksözhaber.net</em></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>YUSUF İSLAM(CAT STEVENS)</strong></span></p>
<p>Londra’da doğdu.gençliğinde müziği seçti.cat stevens ismi ile kısa sürede ünü dünyayı tutan pop şarkıcısı oldu.1977 senesinde müslüman oldu.</p>
<p>Annem İsveçli bir budist,babam ise Kıbrıslı bir rum ortodokstu.Evimizde azçok hristiyanlık havası vardı.Londra’nın merkezinde katolik okuluna gönderildim.Orada Allah’a inanmamızı öğrettiler.Allah’a giden tek yolun İsa aracılığıyla olduğunu söylediler.11 yaşındayken karışık dinlerden öğrencilerin olduğu bir okula gittiğimde hemen hemen kiliseden ayrılmıştım.Ama İsa’nın üzerimdeki etkisi,teslis ne manaya geldiğini düşünmeden devam ediyordu.Müziğe başladığımda dini daha ciddi almam gerektiğine dair duyguya sahip olmama rağmen sözde hristiyan haline geldim.Pazar günleri günah işleyenlerin affedilmeleri bana ikiyüzlülük gibi geldi.Bu düşünce kiliseden uzaklaşmama yol açtı.</p>
<p>Bir ara Doğu’nun dini felsefeleriyle ilgilenmeye başladım.Hippilik döneminde tutku haline geldi.Budizm hakkında kitaplar okumaya başladım.Budizmi kilise öğretilerinden daha doyurucu buldum.Bu Hristiyan din anlayışına karşı ilginç alternatifti.ancak pratiği güçtü.Ailemin rum kökenine doğru gittim.Pisogorosu ve herşeyi matematik formülle sonuçlanabileceğini öğrendim.Ancak bununda pratiğide mümkün değildi.</p>
<p>1975′te abim Kudüs’e gitmişti.ziyaretinde MESCİD-İ AKSA’da bulunuyordu.Camiye girer girmez içimde barışçı, doyurucu hisler belirince bana İslamdan bahseden bir kart attı.Londra’ya döndüğünde bana KURAN’IN aslıyla,ingilizce tercümesini hediye etti.KURAN’ın ve Müslümanların inancı hakkında dikrim yoktu.bazen Müslümanlara MUHAMMEDİLER diyorlardı.</p>
<p>Bu tıpkı Hristiyanların gibi müslümanlarında Hz.Muhammed’e taptıkları intibaını veriyordu.Kuran’ı okumadan önce böyle düşünüyordum ve İslamın Avrupadaki görüntüsü hastalık ve felakete benziyordu.Daha sonra onu okumadan hakkında hüküm vermemeye karar verdim.Kuran’la karşılaşıncaya kadar hayatın amacı bir sırdı benim için,hayatı herşeyi düzenleyen bir hakimin varlığına inanıyordum,kimdi bu görünmeyen sanatkar?</p>
<p>Pek çok manevi-ruhi yollardan geçmiştim,fakat hiçbiri beni doyurmamıştı.Kuran’ı okumaya başladığımda hayretim arttı.Gittikçe huzura dalıyordum.Çünkü o alemlere hakim olan tek bir Allah’ın adıyla başlıyordu.okudukça KURAN’ın herhangi başka kitaplardan farklı olduğunu anlamaya başladım.her kitabın bir yazarı olur bu kitabı kimin yazdığını merak ettim.Tabii ki Kuran beşeri bir yazarın yazabileceğinden yüksek seviyedeydi.1,5 seneden fazla durmadan okudum ve bu süre içinde hiçbir müslümanla karşılaşmadım.</p>
<p>KURAN’ın mesajı içinde boğulup kalmıştım ve şu karara vardım:”önümde 2 tercih vardı:ya kendimi tamamen teslim edecektim veya kendi müzikli yolumda yürüyecektim.benim için birtek seçim yolunun müslüman olmak olduğunu anladım”iş bukadar kolay değildi.çünkü yükümlü olduğum esaslar ve hükümler hakkında daha fazla bilgiye muhtaçtım.geçiş dönemi diye adlandırdığım 1,5 yıllık bir süre aktı.Bu dönemde İslam hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya gayret ettim.</p>
<p>O sıralarda Londra Reqent’s parkta bir caminin varlığını duydum.İmamı ile tanışarak kelime-i şahadet getirdim,namaz,oruç ve zekat vecibelerimi yerine getirmeye başladım.Londra’daki müslüman kardeşlerimin arasına katıldım.Her türlü müzik aletinin haram olduğunu öğrenince,müziği bıraktım.Şimdi İSLAM’I yaşıyorum ve huzur içindeyim.(hikayeler.gen.tr)</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>UKRAYNALI BİR KIZIN MÜSLÜMAN OLUŞU</strong></span></p>
<p>Müslüman olan genç bir Ortodoks kızın kendi kaleminden hikayesi: Hz. İsa ve Meryem’le ilgili ayetlere çarpıldım Dünyadaki en büyük trajedi hangisidir? En acıklı biten hayatı kim yaşadı yeryüzünde? Kim ne derse desin bence en büyük trajediyi Tolstoy yaşadı. Ne hazin sondur onunkisi, ne kadar yürek parçalayıcı. Üç-beş satırla tanıtıldığı cümlelerde genellikle şunlar sıralıdır. “Tolstoy’un kendisini tanıma ve Allah’a ulaşma çabası bütün bir ömrüne tekabül eder. Ömrü boyunca anlaşılamamıştır. Onu anlamayanlar güruhuna karısı ve en yakınları da dahildir. Ömrü boyunca bir arayışın pençesinde kıvranmış bu adam sonunda 82 yaşında iken yağışlı bir gecede evden kaçtı ve yolda hastalandı. 7 Kasım 1910’da mütevazı bir tren istasyonunda yolculuğunun ilk durağı olan İstanbul’a hareket etmek üzereyken hayata gözlerini yumdu.” Nereye gidiyordu Sultanahmet’e mi, Eyüp Sultan’a mı? İçindeki boşluktan mı kaçıyordu? Yoksa en temiz tevhid inancının parlattığı alınların indiği bir secde menzilinde aradığı Rab ile buluşmaya mı gidiyordu? Ah ne hazin bir sondur onunkisi. “Tatmayan bilmez.” demişler, o talihsiz dâhîyi ancak ben bilirim. Gizlice vaftiz edildim İnancı güçlü olmayan bir baba ile sade bir Ortodoks annenin çocuğu olarak Ukrayna’da dünyaya geldim. Babam beni köy kilisesinde gizlice vaftiz etmiş. Komünizmin bütün yasaklarına rağmen annemden gelen “tek tanrı” inanışı ile büyüdüm. Paskalyayı seviyordum. Elimden geldikçe paskalyadan evvelindeki kırk gün süren perhizi (oruç) tutmaya çalışıyordum. Paskalyadan önceki “Temiz Perşembe”yi ailecek heyecan içinde beklerdik. “Ben kimim, neciyim, nereden geldim?” bunların bir anlamı yoktu benim için o zamanlar. Yalnızca iyi bir üniversite okumak suretiyle iyi bir geleceğe hazırlanmak vardı, o kadar. Oldukça parlak bir öğrencilikten sonra ülkenin en iyi üniversitesinde öğrenim dili İngilizce olan işletme fakültesini okudum. Yirmi yaşına gelinceye kadar hayat oldukça güzel geçmişti. Artık cevapsız soruların cenderesine düşmüştüm. Bir çekirge sürüsü gibi binlerce soru üşüştü beynime. Tanrı, İsa, insan, dünya, hayat, ölüm, cennet cehennem sonsuzluk&#8230; Tesadüf, tabiat, yaşam, ölüm&#8230; ! Sonra yokluk, ebedi yokluk. Bütün bu düşünceler bir sülük olup beyin zarımı emiyor; ama ben onlara bir cevap bulamıyordum. Kendimi karanlık bir odada yapayalnız hissediyordum. Kurtulmak için ne zaman bir hamle yapsam her seferinde dipsiz bir boşluğa yuvarlanıyordum. Ve bu boşluktan helezonlar çize çize düşüyordum. Ne bir ışık vardı ne de tutunacağım bir dal. Hepsinden beteri ruhumun çığlıklarını hiçbir kulağa işittiremiyordum. (Oysa o çığlıkları duysalardı aslanların, ödleri kopardı.) Etrafımdaki hiç kimse beni anlamıyordu. Dolayısıyla yardım edemiyorlardı. Bu bir yana “gençsin başarılısın ye, iç, gez-dolaş, bırak kendini bu kadar yıpratmayı.” deyip kızıyorlardı. Sanki bunları istemiyormuşum gibi. Hayatı bana zehir eden düşüncelerden kurtulmak için akıl oyunlarından, deli saçmalıklarına varıncaya kadar her yolu denememişim sanki. Olmuyordu ama, olmuyordu işte.Yaptığım her şey bir pansumandan öteye geçmiyordu. O zamanlar benim için en mesut anlar, düşünmemeyi becerebildiğim! anlardı. Bu anlar geçtiğinde ise geriye yine boşluk yine karanlık ve yine sopsoğuk bir yalnızlık kalıyordu&#8230; Bitkin gündüzleri ve uykusuz geceleriyle tam beş sene bu azabın kucağında çırpındım durdum. Hastahane hastahane dolaşmalar psikologdan psikologa koşmalar&#8230; Ama bir netice yoktu. Bütün bu girdapta tek tesellim anneciğimden aldığım inancımdı. Acılar da sevinçler de Tanrı’dandı. Uykusuz gecelerim boyunca beni bu durumdan kurtarması için hep O’na yalvardım durdum. Sonunda çareyi başka bir ülkeye gitmekte bulacağıma inanarak evimden ayrıldım. Daha doğrusu içine düştüğüm karanlıktan kaçtım Tolstoy gibi. Karanlık benim içimdeymiş Yüksek lisans yapmak üzere girdiğim imtihanı kazandım ve Avusturya’nın yolunu tuttum. Yeni bir ülke, yeni bir çevre ve yeni insanlar&#8230; Karanlık odanın Ukrayna’da kalacağını zannediyordum. Ama olmadı. Bu bir yana, karanlık odam bütün Avusturya’yı içine alacak kadar büyüdü. Şimdi anlıyorum ki karanlık benim içimdeymiş. Bu şekilde değil Avusturya’ya, güneşe bile gitseydim bir tek ışık devşiremezdim. Güneşte bile karanlığa gömülü kalmak ne korkunç, ne tuhaf&#8230; Bu hal içerisinde kalabalıklar arasında yalnız, ampuller altında ışıksız ömrümü geçiriyordum. Yeryüzünde ‘Tam anlamıyla yalnızlığı sadece biri yaşamıştır’ dense; tereddütsüz ‘o benim’ derim. Aslında pek çok arkadaşım vardı. Ama dar gününde yanında olmadıktan sonra sebebi ne olursa olsun bunaldığın anlarda başını yaslayacağın bir omuz olmadıktan sonra insan binlerin milyonların içinde tek başına kalıyor. Bu anlamda tam anlamıyla yalnızdım. Yapayalnız. Günler geçiyordu, hiç kimse olmuyordu yanımda. Ne bir arkadaş ne bir telefon ne de bir mektup. Bir ben vardım bir de boşluk&#8230; Bir ben bir de yalnızlık&#8230; Dua et çocuğum Dıştan bakıldığında okuluna giden, derslerinde başarılı, geleceği parlak biri olarak görülüyordum. Ama içimdeki fırtınalardan kimsenin haberi yoktu. Kendimi oyalamazsam delirebilirim düşüncesiyle kitaplara sarıldım. Coelho, Tolstoy, Turgenyev’i okuyor, Ahmatova’nın şiirlerini ezberliyordum. Sonra, kendim bir şeyler yazıyor, dil öğreniyordum… Çok ciddi bir şekilde İncil okuyor, Tanrı’ya, O’na olan sevgimi kuvvetlendirmesi ve beni doğru yola iletmesi için yalvarıyordum. Yalnızlığımı paylaşmak üzere internetteki Ortodoks sitelerine üye oldum, yazıcım durmadan İncil’den hikayeler yazıyordu. Bir papazla yazışıyordum bir de dinî eserler basan bir matbaa sahibiyle. Bilgilerimi güçlendirmek, beynimi kemiren sorularıma cevap bulmak ve içimi saran yalnızlıktan kurtulmak için bu sitelerin sohbet odalarına giriyor, insanlarla sohbet ediyordum. Ancak bu dinî sohbet odalarında da diğer internet ortamlarındaki tiksindirici konuşmalar bu teşebbüsümden beni hemen vazgeçirdi. Beynimi kemiren sorularımın cevaplarını bulmak niyetiyle kiliseye gidiyor, papazlarla konuşuyordum. Fakat umumiyetle bütün sorularımı, özellikle Tanrı ile alakalı olanlarını nazikçe geri çeviriyor ve sadece, “Dua et, çocuğum!” diyorlardı. Ben de dua ediyordum. Ama İsa’ya değil, Tanrıya. Ve anlamadığım, neden insanların İsa’ya dua ettikleriydi. Dünyayı da İsa’yı da yaratan Tanrı’ydı. Hal böyleyken neden yalnızca Tanrı’ya dua edilmiyordu?Ben de istasyondaydım Ne kitaplarda ne Ortodoks sitelerinin sohbet odalarında ne de kilisede tam olarak aradığımı bulamamıştım. Ve bir gün bir istasyondaydım, Tolstoy gibi. O karanlık odadan nasıl kurtulacağımı bilememenin acziyle, çaresiz öyle kendi halimde bekliyordum. Gözlerim, anlamsız bakışlarla istasyonu tararken benim yaşlarımda bir kıza ilişti. Başında beyaz bir eşarp, üzerinde de yine beyaz bir takım vardı. Omuzunda bir notebook. “Ne kadar şık ve ne kadar da zarif!” diye geçirdim içimden. O an ne olduysa birden bana döndü, göz göze geldik. Simasında nasıl bir parlaklık vardı öyle&#8230; Gözlerinde nasıl bir aydınlık. Gencecik yaşına rağmen bütün muammaları çözmüş bir bilgenin dinginliği vardı yüzünde. Telaşsız, kendinden emin, duruşu mütevazı, bakışları sevgi doluydu. Ya dudağındaki tatlı tebessüm&#8230; Tarif edemem. Hayran hayran öylece seyrettim. Utanmasam yanına gidecek tanışacaktım. Ve yalvaracaktım ona “Tanrı aşkına bu huzurlu tavrından bana da biraz ver. Gözlerindeki aydınlıktan da, dudağındaki tebessümden de&#8230; ne olur!.. ne olur!..” diyecektim. Fakat biraz sonra bir tren geldi ve onu alıp götürdü. Onun gibi olmak istedim o an. Beyazlar içindeki o zarafet, o dinginlik beni çarpmıştı. Yeni dostlarım&#8230; Benim dostlarım&#8230; Ruhumda kıvılcımlar saçıp kaybolan o örtülü kızdan sonra onun gibi örtünen kızlardan üniversitede bir hayli arkadaş edindim. Beni Ramazan ayında bir iftara çağırdılar. Gittim. Onlardaki Tanrı’ya olan kuvvetli iman ve O’na (cc) olan samimi ibadetleri çok hoşuma gitmişti. Çünkü ben Tanrı’yı çok seviyordum. Onların yanında kendimi yabancı hissetmiyordum. Bu bir yana, onların yanındayken çok sevdiğim Tanrı’ya biraz daha yakınlaştığımı hissediyordum. Bana hiç mesafe koymadılar. Kendilerinden biriymişim gibi davrandılar. Hıristiyanlığımdan dolayı ayıplayıcı tek bir bakışa bile maruz kalmadım. Çevremdeki Müslüman kızlarda da erkeklerde de durum böyleydi. Onlarla oturup konuşuyorduk. Bu konuşmalarda bana ille “Müslüman ol!” telkiniyle karşılaşmadım. “Bizde böyle, sizde nasıl?” ifadesi sohbetlerimizin kilit cümlesiydi çoğu zaman. Yalnızca bana bir şeyler anlatmakla kalmıyorlardı. Benden, tuttuğum perhizin (orucun) önemini, dualarımızın ve ikonalarımızın anlamını da soruyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla anlatıyordum. Onların yanında öyle huzurluydum ki anlatamam&#8230; Gerçi karanlık odama henüz ışık süzmüyordu; ama olsun, en azından artık yalnız değildim. Artık dostlarım vardı. yeni dostlarım&#8230; Gerçek dostlarım. Allah birdir müteaddit olamaz Yeni dostlarımla yaptığım sohbetler yepyeni ufuklar açıyordu önümde. “Dünyadaki bütün güller aynıdır. Bütün elmalar, arılar, insanlar aynıdır. Yani aynı fabrikanın malıdırlar, aynı tezgahta dokunmuşlar. Yani yaratanları bir ve tek. O da Allah’tır ve Allah birdir, müteaddit olamaz.” İslam dininin Tanrı, iman ve peygamberler hakkında söylediklerinin hepsini kabul ediyordum. Kur’an’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>n İsa (as) hakkındaki ayetleri beni adeta çarpmıştı. Meryem (r.anha) adına bir surenin var olması da beni çok etkilemişti. Zira İncil’de bile Meryem adına bir sure yoktu. Bunun yanında Kur’an’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>n Türkiye’de de Endonezya’da da aynı olduğunu, bu insanların aynı anda ibadet edebildiklerini öğrendiğimde de çok şaşırmıştım. “Tanrım bana bir ışık ver!” Paskalyaya kırk gün kaldığında yani biz Ortodokslar için oruç günleri başladığında bu sefer bütün ciddiyetimle onu tutmaya çalıştım. Maksadım kendisini ne kadar çok sevdiğimi Tanrı’ya göstermek ve ispat etmekti. Bu arada beni doğru yola iletmesi için geceler boyu O’na dua ediyordum. Yeni dostlarımın bana anlattıklarını uzun uzun düşünüyor, söylediklerinin gerçek olup olamayacağına ulaşmaya çalışıyordum. Beynim düşüncelerin arenasına dönmüştü. Fikirler kafamda çarpışırken bir neticeye varamamanın ıstırabıyla kıvranıp duruyordum. Bu minval üzere oruç tutuyor, ağlıyor ağlıyor ve bana bir ışık göstermesi için dua ediyordum. Sonunda çok önemli bir şeyi anladım: Bir tek Yaradan yarattı bu kainatı. Bizi de o yarattı. Bu dünyayı bizim için O donattı. O bizim sahibimizdir. O’na ulaşacak bir yol bulmak da bizim vazifemizdir. Evet bunu anlamıştım; fakat Tanrı’ya giden yol hangisidir? Bugüne kadar devam ede geldiğim inancım mı yoksa İslam mı? Ah yine sancı, yine gözyaşı, yine ıstırap &#8230; ıstırap. Ardından dua&#8230; dua&#8230; Tanrım bana bir ışık ver. Tanrım beni sevdiğin yola ilet. İslam’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>n neredeyse her şeyini kabul ediyordum ama ben bir Hıristiyan’dım. Hatta bazen “Tanrım neden beni bir Müslüman olarak yaratmadın?” diye söylenirdim.</p>
<p>Bir gün internetten “chat”leştiğim bir kadına bunu sordum. O da bana bir mesaj gönderdi. Ve İbrahim gibi.. Ve İsa ve Üzeyir gibi.. Ve Musa ve Harun gibi.. Mesajı okudum. Okuduklarıma inanamadım. Bir daha okudum, sonra bir daha, ardından bir daha. Yerimde duramaz olmuştum. Her zerrem heyecandan titriyordu. Avazımın çıktığı kadar haykırmak istiyordum. Odanın içinde birkaç tur attıktan sonra yeniden masaya oturdum ve mesajı bir daha okudum. Mesaj Hz. Muhammed’in bir sözüyle başlıyordu: “Her doğan çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra ebeveynleri tarafından Yahudi ve Hıristiyan yapılır.” Demek ki Tanrı’ya serzenişim boşunaymış. Demek Tanrı beni Müslüman olarak yaratmış. Bana bu maili atan hanımefendi “Kitab-ı Mukaddes’e göre Hz. İsa’nın son on iki saatini anlatan “Tutku” filmini seyrettiğini söyleyerek şunu yazmıştı: “Film, Hz. İsa’nın orijinal dili olan Aramca ile seslendirilmişti. Ve filmde ‘<span style="font-family:Times New Roman TUR;">İ</span>sâ Tanrı’ya Allah diye hitap ediyordu. Yani Müslümanların hitabı gibi&#8230; Müslümanlıkla Hıristiyanlık arasındaki tek benzerlik bu da değil. En önemlilerini senin için yolluyorum. Namaz: -“Müslümanların nasıl namaz kıldığını görmüşsündür. Ayakta durur Kur’an okuruz, sonra rükua gider kalkarız, sonra yüzüstü kapanıp secde yaparız. Kitab-ı Mukaddes’i dinle: Mezmurlar 95:6: Gelin secde kılalım ve rüku’a varalım; bizi yaratan Rabbin önünde diz çökelim! Sayılar 16:20-22: …Ve Musa ve Harun yüzleri üzerine yere kapandılar… Tekvin 17:3: Ve İbrahim (as) yüzüstü yere kapandı… Çıkış 34:8: Ve Musa (as) acele ile rükua gitti ve ibadet etti. Nehemya 8:6: Ve Üzeyr (as) büyük Rabbi takdis etti. Ve bütün kavim ellerini kaldırarak amin amin diye cevap verdiler. Ve rükua gittiler, secdeye kapanarak Rabblerine ibadet ettiler. Matta 26:39: İsâ (as) yere kapanıp… dua etti… Matta 17:6: Ve havariler yüzleri üzerine yere kapandılar… Netice: İslâm Hz. Muhammed (as) ile başlamış bir din değildir. İslâm Hz. Adem (as) ile başlayıp Nuh (as), İbrahim (as), Musa (as) ve İsâ (as) gibi büyük resullerle devam eden ve Hz. Muhammed (as) ile kendisine son nokta konulan bir dindir. İslâm yeni bir din değil, bilakis bu peygamberlerin geleneğini canlı tutan Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>n ilk ve tek ve son dinidir. Kitab-ı Mukaddes’te diğer peygamberler ve kavimler için anlatıldığı gibi bugün ibadet etmeden önce su ile temizlenen kimlerdir? Müslümanlar! Bugün hâlâ daha başını öne eğip yüzünü yere sürterek namaz kılan ve ellerini kaldırarak dua eden kimlerdir? Müslümanlar! Bugün kendisini örterek ibadet eden ve kapanarak haram nazarlardan kendisini koruyan kimdir? Müslüman kadınlar! Öyle ise bugün diğer peygamberlerin izinden giden ve hâliyle Kitab-ı Mukaddes’in de tahrif olmamış aksamını tatbik eden kimdir? Müslümanlar! Demek bir Hıristiyan Müslüman olsa dinini terk etmiş olmuyor, bilâkis kendi kitabında anlatıldığı üzere kulluk dairesine girmiş oluyor. Size naklettiğim onlarca Kitab-ı Mukaddes ayetinden sonra Kur’an’dan bir ayetle yazıma son veriyorum. “<span style="font-family:Times New Roman TUR;">İ</span>lahımız ve İlahınız birdir ve biz O’na Müslümanlar olarak teslim olmuşuzdur.’’ Bu mesajı kaç kere okudum hatırlamıyorum. Kalbim göğüs kafesini kıracak gibi atıyordu. Gözyaşlarıma mani olamıyordum. Sonunda yazının son cümlesini içimden gele gele söyledim. “<span style="font-family:Times New Roman TUR;">İ</span>lahımız ve ilahınız birdir.” Evet, evet “<span style="font-family:Times New Roman TUR;">İ</span>lahımız ve ilahınız birdir”. Ve ben de artık bu dakikadan itibaren Müslüman olarak O’na teslim oluyorum. “Teşekkürler Tanrım&#8230; Teşekkürler tan&#8230; Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>m!.. Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>m!.. Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>m!..” Bismillah&#8230; Müslüman olduktan sonra serin meltemler esmeye başladı yıllarca kavrulmuş yüreğimde. Artık tek bir anı bile ziyan etmek istemiyordum. O gün öğlen vakti ilk namazımı kıldım. Yalnızca bismillah demesini biliyordum. Gerçek dostlarımın yaptığı gibi ellerimi omuz hizasında kaldırdım ve “bismillah” dedim. Tarifsiz bir hal sardı bir anda beni ellerimi kalbimin üstünde birleştirir birleştirmez gözlerimden yaşlar süzüldü. Anlatamayacağım duygular içerisinde bildiğim tek şeyi tekrarlayıp durdum. Bismillah&#8230; bismillah&#8230; bismillah. ne muhteşem bir şeydi Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>m. Bismillah dedikçe önceki düşüşlerime inat helezonlar çize çize yükseliyordum sanki. Bir hayli durduktan sonra bismillah deyip rukuya vardım. Bismillah&#8230; bismillah&#8230; bismillah&#8230; Doğruldum bismillah. Sonunda yıllarca dolaştığım çöllerde kavrulmuş dudaklarım suya erdi. Damarlarımı kurutan beyabanın içinde bir vaha gibi adeta kendimi secdeye attım bismillah. Ve bismillah&#8230;bismillah&#8230;Allah, Allah&#8230; Bismillah. Yıllarca aradığım senmişsin. Uykusuz gecelerde andığım senmişsin. Daha neler söyledim, neler hissettim anlatmam mümkün değil. Dillerin dönmediği, kelimelerin iflas ettiği yerler az değil ki. Bütün hissettiklerimden öte bir şey vardı ki nasıl söylesem, nasıl söylesem bilmem ki kalbimin derinliklerinde Allah’<span style="font-family:Times New Roman TUR;">ı</span>n hoşnut olduğunu hissediyordum. Aslında bu kadar cümleyi boşuna yazdım. Söylenecek en güzel şey baştan başa yalnızca bismillah ile kılınan o ilk namaz, anlatılmaz. Ve ışıklar aktı karanlık odama Tarifler üstü bir hal ile kılınan o namazdan sonra kitaplara sarıldım. Geceler boyu okudum, okudum. İslamiyet’i öğrendikçe bütün sorularıma cevap buluyor, Hz. Muhammed’i tanıdıkça da Allah’a yaklaştığımı hissediyordum. Hayat, dünya, ahiret ve insanla alakalı ne varsa kafamda yerli yerine oturmuştu. Hayatıma bir mana gelirken içimin dağlarına güneş doğmuştu. Duvarları yıkılmıştı karanlık odamın. Artık ne beni hapseden duvarları vardı ne de bunaltan karanlığı. Güneş&#8230; Işık.. İslamiyet’le gelen ışık beni öyle etkiledi ki kendime ikinci bir isim verdim: “solnyeçnıy luç”, yani güneş ışığı. Şimdi keşke güneş ışığı olsaydım diye düşünüyorum. İslam güneşinin ışıkları olarak karanlığın kuytularında vaktiyle benim gibi kıvranıp duran insanların âlemine aksaydım. Aileme henüz kararımı açıklamadım. Bunun için uygun zamanı bekliyorum. Ve onlar için sürekli dua ediyorum. Halen uluslararası işletmecilik ve yönetim üzerine master yapmaya devam ediyorum. Bir yandan da bir Amerikan şirketinde proje müdürü olarak çalışıyorum. Ama hayalimi bütün ailemle aynı anda secdeye varmak süslüyor. Ben, annem, kardeşim ve babam&#8230; Başımızı secdeye mıhlamış yalnızca bismillah, bismillah deyişlerimizi hayal ediyorum. Ve ilk namazımda kalbimin derinliklerinde hissettiğim duyguları bir kere daha yaşamayı umuyorum. Rabbimin bana tebessüm ettiğini bir daha hissetmek istiyorum. (Yazan: Arina Svetlova/Tercüme: Aycan Esenkanova, Gülseren Yükseleroğlu)</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MUHAMMED ALEXANDER RUSSEL WEBB(Amerikalı)</strong></span></p>
<p>Müslüman oldum!Çünkü,yaptığım incelemeler,insanların ruhi ihtiyaçlarının ancak müslümanlığın koyduğu sağlam esaslarla temin edileceğini gösterdi.</p>
<p>Ben daha çocukken bile,Hristiyanlığa bir türlü iki elle sarılamamıştım.20 yaşıma geldiğim ve artık reşit oldğum zaman,kilisenin her şeyi günah sayan,garib ve can sıkıcı terbiyesine tamamen isyan etmiştim.Yavaş yavaş kiliseden ayrıldım ve bir daha dönmedim.Benim araştırıcı,meraklı bir ahlakım(karakterim) vardı.</p>
<p>Herşeyin sebebini ve maksadını arıyordum.Bunlar için mantıki cevaplar bekliyordum.Halbuki,rahiplerin ve diğer Hristiyan din adamlarının bana verdiği cevaplar beni tatmin etmiyordu.Onlar,çok kereler suallerime tatmin verecekleri yerde;”Bunları biz anlayamayız.Bunlar ilahi sırlardır.”diyorlar veya”Bunu bizim aklımız kavramaz.”gibi kaçamaklı bir cevap veriyorlardı.</p>
<p>Bunun üzerine,bir yandan şark dinlerini,diğer taraftan meşhur filozofların eserlerini incelemeye karar verdim.Filozoflardan Mill,Locke,Kant,Hegel,Fichte,Huxleyin ve diğerlerinin eserlerini okudum.Bu filozofların eserlerinde,hep protoplazmadan,atomlardan,moleküllerden,tanecikler den bahsolunuyor,fakat”İnsanın ruhu ne oluyor,öldükten sonra nereye gidiyor,bu dünyada ruhun nasıl terbiye edileceği”hakkında bir fikir bulunmuyordu.</p>
<p>Halbuki İslam dini,insanın bedeni yanında,ruhu ile meşgul oluyor ve bizi aydınlatıyordu.Bunun içindir ki,ben ne yolumu şaşırdığımdan,ne de Hristiyanlara kızdığımdan veya ani bir karara kapıldığımdan dolayı değil,tam aksine inceden inceye tedkik ettikten,büyüklüğünü,ulviyetini,ciddiyetini,mükemm elliğini iyice anladıktan sonra müslüman oldum.</p>
<p>İslamiyette esas,Allahü Teala’nın var ve bir olduğuna inanmak,O’na kendini teslim etmek ve O’na ibadet ederek lütuflarına şükretmektir.İslamiyet,Bütün insanlara kardeşliği,iyiliği,sevgiyi emreder.Onlardan ruh,beden,dil ve amel(iş)temizliğidir.İslam dini,şimdiye kadar insanların bildiği dinlerin muhakkak en mükemmeli,en üstünü ve sonuncusudur.(hikayeler.gen.tr)</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>MALCOLM X</strong></span></p>
<p>19 Mayıs 1925′de Omaha Nebraska’da Baptist papazının oğlu olarak doğdu.6 yaşındayken beyaz Amerikalı tedhişçilerin teşkilatı olan Ku KLUX Klan tarafından evleri yakılmıştı.Malcolm’un isyan duyguları o olayla kabarmıştı.Ticaretle uğraşan babası kötü ve feci bir kazanın kurbanı edilmişti.Bu olay Malcolm’un kardeşleriyle sokakta kalmasına sebep olmuştu.</p>
<p>Karınlarını doyurmak için hırsızlık yapıyorlardı: Malcolm bir ıslah yurduna sevk edildi.Bu yurtta sevgi ve şefkat gördü.Birkaç zenci arkadaşı vardı.Beyazların çocukları onlara işkence,küfür ve eziyet ediyorlardı.Bu yüzden beyazlara cephe almışlardı.</p>
<p>Malcolm himayesine sığındığı rahibenin sayesinde ıslah yurdunun yanındaki ortaokula tek zenci talebe olarak girdi.Çalışkanlığıyla sınıfının birincisi oldu.Okulun son sınıfında ne olmak istediği sorulduğunda avukat olmak istediğini söylüyordu.Alay konusu oluyordu.Beyazlarca avukatlığın bir zenci için uygun olmadığını marangozluk yapabileceğini söylüyorlardı.</p>
<p>Malcolm bu yanlış saplantılar karşısında istediği mesleği seçemeyeceğini anlayarak okulu bıraktı.Newyork’a gitti.Kötü işlerle uğraşan insanlarla tanıştı.Onlara zeka ve becerisini gösterdi.Bu adamların güvenine sahip oldu.18 yaşına geldiğinde kendisine bu iş sahasında”Koca Kızıl”lakabıyla hatırı sayılır bir isim yaptı.</p>
<p>Afyon, gibi malları satmakla iyi para kazanıyordu.Hırsızlık suçuyla hapse girdi.1947′de mahkumiyetini çekmeye başladı.Hapiste hayatının yönünü değiştirecek olaylar yaşadı.Kardeşi Reginalt’ın tavsiyeleriyle başlayan ilgi,sonunda”Siyah adamın tabii dini” olan islama girmesine sebep oldu.Müslüman olunca”Vaktiyle beyazların buyruğu altında kör,sağır ve dilsiz bir insandım,hüviyetim artık maziye karışmıştır.Yeniden doğmuş gibi ayrı bir insanım” manasını taşıyan X sembolünü kullanmaya başladı.Amerika’da müslümanlığın yayılmasında üstün başarılar gösterir ve son nefesine kadar tebliğ yaptı.1964′de Müslüman Camisinin kurulacağını ilan etti.Haziran 1964 Afro-Amerikan Birliği Organizasyonu’nun ilk kamu mitingini yaptı.1964 Kasım ayında Afrika’ya gezi yaptı. 14 Şubat 1965 Malcolm’un evi bir ateş bombası ile tahrip edildi. 21 Şubat 1965 öldürülüceğini bile bile gittiği konferansta şehit edildi..(hikayeler.gen.tr)</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>ALBAY DONALD ROCKWELL (AMERİKALI)</strong></span></p>
<p>Müslümanlığı niçin kabul ettim?<br />
Müslümanlığın çok mantıki ve sade oluşu,camilerin insanı kendine çeken cazibesi,bu dine mensub olanların,dinlerine büyük bir ciddiyet ve muhabbet ile bağlanmış olması,bütün dünyada,müslümanların günde beş defa aynı saatte büyük bir saygı ve ihlas ile secdeye kapanışı,benim üzerimde çoktan beri büyük bir tesir yapmıştı.Fakat bunlar benim müslüman olmaklığım için kafi gelmedi.</p>
<p>Ben ancak,İslam dinini iyice tedkikten ve onda güzel,faideli bir çok hususlar bulduktan sonra müslüman oldum.Hayata ciddiyet,fakat aynı zamanda tatlılıkla bağlı olmak(ki Muhammed(a.s)’ın kendi hareket tarzıdır),işlerde müşavere etmek,insanlara daima merhamet ve şefkat ile muamele etmek,yoksullara yardım etmek,ilk defa olarak kadınlara da mal sahibi olma hakkını vermek gibi,o zamana göre en muazzam medeni inkilaplar,Muhammed(a.s)’ın kısa ve veciz sözleriyle ne güzel ifade edilmiştir.</p>
<p>Muhammed(a.s) aynı zamanda;”Allahu Teala’ya tevekkül,itimad et,fakat deveni bağlamayı unutma!”sözleriyle insanlara,Allah’ın kullarından evvela,her türlü tedbire başvurmalarını,icab edeni yapmalarını ve ancak ondan sonra,Allah’a tevekkül etmelerini emrettiğini bildirmektedir.O halde,Avrupalıların iddia ettiği gibi,İslam dini,hiçbir iş yapmadan,her şeyi Allah’tan bekleyen miskinlerin dini değildir.İslam dini,herkese,önce elinden gelen herşeyi yapmasını ve ancak ondan sonra Allah’a tevekkül etmesini emreder.</p>
<p>İslam dininin,diğer dinlerdeki insanlara karşı gösterdiği adalet de,benim üzerimde çok büyük tesir yapmıştı. Muhammed(a.s)müslümanların hristiyanlara ve yahudilere karşı iyi muamele etmeleini emrediyor.Kuran-ı Kerim ise,Adem(a.s)’dan başlayarak,Musa ve İsa(a.s)’ın Peygamberliğini kabul ediyordu.Bu,hiçbir başka dinde olmayan yüce sadakattir.İslamiyetin en güzel hususiyetlerinden biri de,onun kendini putlardan tamamiyle kurtarmış olmasıdır.Hristiyanlıkta hala resimlere,heykellere tapılırken,İslamiyette hiç böyle birşey yoktur.Bu da,İslamiyetin ne kadar saf,temiz olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Beni müslüman olmaya götüren sebeplerden sonuncusu,İslamiyette bulduğum metanet ve irade gücü oldu.İslamiyette yalnız ruhun değil,aynı zamanda bedenin de temiz olması emrediliyordu.yemek yerken,tıka basamideyi doldurmamak,senede bir ay oruç tutmak,herşeyde ölçülü hareket etmek,harcama yaparken,ne fazla ne eksik sarf etmek gibi.Değil bugün,yarın da,bütün insanlara rehberlik edecek hususlar,insanlara en güzel bir tarzda telkin olunuyordu.</p>
<p>Ben,müslüma nmemleketlerinin hemen hemen hepsini ziyaret ettim.İstanbul’da,Şam’da,Kudüs’te,Kahire’de,Cezayi r’de,Fas’ta vs.müslüman şehirlerinde,bütün hakiki müslümanların bu kaidelere riayet ettiklerini ve bundan dolayı hayatta huzura kavuştuklarını bizatihi gördüm.Onların,Allah’ın yoluna girmek için süslere,resimlere,heykellere,mumlara,müziğe ve benzeri şeylere ihtiyaçları yoktu.</p>
<p>Allah’ın kulu olduklarını hissetmeleri ve kendilerini O’na teslim etmeleri onlara en büyük manevi huzur ve saadeti,lezzeti veriyordu.</p>
<p>İslam dinindeki hürriyet ve müsavat(eşitlik)beni daima dine çekmiştir.Müslümanlar arasında,en yüksek bir mevki sahibiyle en fakir bir kimse,Allah’ın huzurunda müsavidir(eşittir)ve birbirinin kardeşi sayılır.Camide,müslümanlar yanyana ibadet ederler.Mevki sahibi olanlar için ayrılmış özel yerler yoktur.Müslümanlar Allah ile kul arasında hiçbir kimsenin bulunmadığına iman ederler.Müslümanlıkta ibadet,Allah ile kul arasında yapılır.Günahlarını affettirmek için din adamlarına başvurmazlar.Her müslüman kendi hareketinden ancak kendisi mesuldür.</p>
<p>Müslümanlar arasındaki kardeşlik bana hayatta çok kereler yardımcı oldu.Bu din kardeşliği de,beni müslümanlığa götüren amillerden biridir.Nereye gitsem bir müslüman kardeşimin bana yardım edeceğini ve üzüntülerimi benimle paylaşacağını biliyorum.Dünyada ırk,renk ve siyasi düşünceleri birbirinden farklı olan bütün müslümanlar,birbirinin kardeşidir ve birbirlerine yardım etmeyi kendilerine borç bilirler.</p>
<p>İşte,beni müslüman yapan sebepler bunlardır.Acaba bunlardan daha güzel ve ulvi(yüce)bir sebep düşünülebilir mi?(hikayeler.gen.tr)</p>
<p> <span style="color:#ff0000;"><strong>&lt;!&gt;</strong></span><span style="color:#8db3e2;"> Kur&#8217;an-ı kerim, Allahın adı ile başlıyor, Allahın birliğini bildiriyordu. Hayretim arttı. Tevhid dini olan müslümanlığı seçtim. Cat Stevens (İngiliz)</span></p>
<p>İslâm, çağları ardında sürükliyen bir dindir. Müslüman olmakla, çağlarüstü dini seçmiş oldum. Roger Garaudy (Fransız)</p>
<p>Anarşinin ancak İslâm ahlâkına sahip olmakla önleneceğine inandım. İçkiyi bıraktım, tesettüre girdim ve namaza başladım. Tına Gfanzıl (Alman)</p>
<p>İslâmda, ırk, renk ve dil farkı gözetilmediğini, herkesin eşit olduğunu, namaz kılarken de rütbe ayrımı yapılmadığını gördüm. Müslüman oldum. Thomas Clayton (Amerikalı)</p>
<p>İslâm, en iyi şeyleri ihtiva eder. Hiç bir dinde kardeşlik, İslâmdaki gibi değildir. Dr. Rolf Freiherr (Avusturyalı)</p>
<p>İslâm, sevgi, doğruluk, temizlik ve güzel ahlâkı emrettiği için müslüman oldum. A.Uemura (Japon)</p>
<p>İslâmı akla da uygun bulup müslüman oldum. Cecilla Cannolly (Avusturyalı)</p>
<p>İlim Çinde de olsa alın hadisini okudum. İslâmın ilme verdiği önemi görünce müslüman oldum. Mr. Board (Amerikalı)</p>
<p>İslâm, israf ve cimriliği yasaklayan, maddi- manevî her hususta en güzel kaideleri olan dindir. Albay Ronald Rockwell (Amerikalı)</p>
<p>İslâm dünya ve ahiret mutluluğunu gösterdiği için müslüman oldum. B.Karai (Zengibar)</p>
<p>Putlara değil de, bir Allaha ibâdet etmeyi, doğruluğu, emanete riayeti, insanların haklarını gözetmeyi emreden İslâmiyeti kabul ettim. Necaşi (Habeş İmparatoru)</p>
<p>Tufeyl bin Amr, usta bir şairdi. Onun gibi şiirden anlıyan pek azdı. Kur&#8217;an-ı kerimi okuyunca, onun şiir ve beşeri bir söz değil, ilahi bir kelam olduğunu hemen anlayıp müslüman oldu</p>
<p>(delikanforum.net)</p>
<table width="457" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td height="50">
<p align="center"><span style="color:#ff0000;font-size:medium;"><strong>Çinli Muhammed’in hikâyesi</strong></span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<div>ALİ SAİD GEVEN</div>
<p>Çin’in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul’a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir.Bunların ortak özellikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan’a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi gün önce, kimi bir ay, en uzağı iki ay önce Müslüman olmuştu. Ne yeterince İslâmî bilgileri vardı ne de yapacakları umre ile ilgili bir bilgileri. Yanlarına, kendilerine yardımcı olacak, hem Çinceyi, hem Arapçayı iyi bilen hem de İslâmî bilgisi olan birini rehber olarak alacaklardı. Takdir-i İlahi, Türkistan’daki Çin zulmünden kaçıp İstanbul’a yerleşmiş bir Uygur Müslüman, bu on Çinliye rehber oldu. Yaşadıklarını o anlatıyor:</p>
<p>“Yeni Müslüman olmuş bu on Çinli ile birlikte yola çıktık. Kısa zamanda aramızda iyi bir dostluk kuruldu. Yeni mü’min olmuş bu insanlar, büyük bir heyecan yaşıyorlardı. Hiçbirinin İslâmî bilgisi yoktu. Hatta namazda okuyacakları sûreleri bilmedikleri gibi Fatiha’yı bile bilmiyorlardı. Bazı zikirleri yaptırmaya çalışıyor; ancak Çince telâffuz zor olduğu için zikirleri tam okuyamıyorlardı. Namazlarda sadece “Elhamdülillah, Allahu Ekber” diyebiliyorlardı. Bana sormuşlardı “Ne yapalım?” diye. Ben de onların kimine “Elhamdülillah”, kimine “Lâ ilâhe illallah” ve benzeri zikirleri öğretmeye çalışıyordum. Onlar da namazlarda bunları söylüyorlardı. Önce Mekke’ye gittik. Kâbe’de onların hâli görülmeye değerdi. Yeni doğmuş çocuklar misali heyecan ve neşe içinde, kâh ağlıyor, kâh gülüyorlardı. İsimlerini değiştirmiştik: Muhammed (Chan Ching) Hasan, (Chun Fang) gibi her biri yeni ismi ile çağırılıyordu. On Çinli kardeşimizden biri olan Muhammed’de bir farklılık vardı. Bu durum dikkatimi çekmişti. Her namazını gözleri yaşlı olarak bitiriyordu. İyice dikkat ettim. Evet, Muhammed namazlarında ağlıyordu. Bana da sürekli sorular soruyorlar, İslâm hakkında bilgi ediniyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla onlara bilgiler veriyordum. Bir gün Muhammed sordu: “ İçki nedir, içkiye dinimiz nasıl bakar?” “Rabb’imiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması, taşınması, satılması yasaktır.”</p>
<p>Kaldığımız otele gelmiştik. Muhammed telefon edeceğini söyledi ve ona memleketine telefon etme imkânı sağladık. Çin’deki kardeşini arıyordu, kardeşine aynen şöyle diyordu: “İçki fabrikamızı kapat, Allah’ımız öyle emretmiş. Bize bu emre uymak düşer.”</p>
<p>Kardeşi bunu yapamayacağını, büyük zarar edeceklerini söylüyordu.</p>
<p>Fakat Muhammed kararlıydı: “Allah emretmiş, bize uymak düşer. Üretimi hemen durdur, ben gelince borçları hallederim.” İçki fabrikası kapandı. Mekke’deki ibadetlerimize devam ediyoruz. Yine bir gün bana sordukları sorulardan çıkardıkları bir neticeyi açıklarlar: “Kadın modası, kadınları yarı çıplak resmetmek gibi faaliyetler de dinimizde yasak mıdır?” Evet yasaktır. Aynı gün ötele geldiğimizde yine Çin’i aradı ve bu sefer de kardeşine moda evinin kapatılması emrini verdi. Kardeşi yine itiraz etti; ancak Muhammed ne itiraz dinledi ne de kararından vazgeçti: “Rabb’imiz emretti ise bize bu emre uymak düşer.” Mekke’deki ziyaretimizi bitirdik ve Medine’ye gittik. Medine’de bir sabah namazı. Efendimiz’in “Burası cennet bahçesidir.” buyurduğu yerde sabah namazının farzını kılıyoruz. Muhammed benim yanımda. Diğer Çinli kardeşlerimizle aynı saftayız. İlk secdeye varıyoruz, secdeden kalkıyoruz, ikinci secdeye varıyoruz, sonra kıyama kalkıyoruz. O da ne? Muhammed hâlâ secdede, kalkmadı. Tekrar secde ediyoruz, ettahiyyatüyü okuyoruz ve selâm veriyoruz. Muhammed hâlâ secdede. Düşündüm ki, yorgunluktan ve uykusuzluktan bazen insana bir geçkinlik geliyor, Muhammed’e de secdede böyle bir şey oldu, uyudu. Elimi uzattım, omzuna dokundum ve hafifçe çekeyim dedim ki, sağ tarafının üzerine yuvarlandı. Muhammed’in ölmüş olabileceğini düşündüm. Olay duyulmuştu. Görevliler müdahalede bulundular, dışarı çıkardılar, bir ambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Biz de gittik. Hastanedeki ilk muayenede çoktan vefat ettiğini söylediler. Muhammed’i hastanenin morguna kaldırdılar.</p>
<p>Çinli kardeşlerimle birlikte hastanenin önünde ne yapacağımızı bilemez bir hâlde üzüntü içinde bulunuyorduk. O sırada bir araba ile makam mevki sahibi bir zat geldi. Herkes onu hürmetle karşıladı, sonradan öğrendik ki bu zat Medine’nin ileri gelen yöneticilerinden biri idi. Hastane yetkililerine sordu: “Bugün burada ölen bir Çinli var mı?” “Evet” cevabını alınca şu açıklamada bulundu: “Dün gece Efendimiz rüyamda bana göründü ve buyurdular ki, “Yarın burada bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin.”</p>
<p>Bir anda her şey değişti. Muhammed’i morgdan aldılar, bir devlet yetkilisine yapılanlardan daha fazlasını yaptılar. Cennetü’l Bakî’ye defnettiler. Allah, hepimize bu dünyadayken O’nun “arkadaşı” olmayı nasip etsin. Amin. (ailem.zaman.com.tr)</p>
<p align="center"><span style="color:#ff0000;"><strong>MARLON KİNG</strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="color:#ff0000;">(Tacizden hapse girdi müslüman oldu)</span></strong></p>
<p align="center"><strong>Premier ligi ekibi Athletic Wigan&#8217;ın eski futbolcusı Marlon King, cezaevine düştükten sonra din değiştirerek Müslüman oldu.</strong> The Sun gazetesi, Aralık 2008&#8242;de 20 yaşındaki genç bir kıza cinsel tacizde bulunduğu ve şiddet kullandığı için hapis cezasına çarptırılan King&#8217;in Müslüman olduğunu yazdı.</p>
<p>Gazete, bir dönem Jamaika milli takımında da forma giyen King&#8217;in, cezaevindeki arkadaşlarına, Ebu Hamza&#8217;yı kahramanı olarak gösterdiğini ve bundan sonra kendisine Ebu Hamza adıyla seslenilmesini istediğini belirtti.</p>
<p>Haberde, cezaevinden bu yıl sonunda çıkması beklenen King&#8217;in, yaşam tarzında belirgin bir değişiklik gözlemlendiği, hücresinde saatlerce İslamla ilgili kitaplar okuduğu, beş vakit namaz kıldığı, helal et talep ettiği ve sadece Müslüman mahkumlarla konuştuğu kaydedildi.</p>
<p>Wigan, King&#8217;in hapis cezasına çarptırılmasının ardından futbolcunun sözleşmesini feshetmişti. (kaynak:cnnturk.com) Sübhanallah!</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div id="bp-5EC66CF1DC3200AC_3067-comments"> </div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/62/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/62/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=62&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/nicin-ve-nasil-musluman-oldular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://haksozhaber.net/images/news/9009.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Unutma ki, yüce ecdâdımızın büyük zaferleri, görünüşte kılıcın gölgesinde olmuşsa da hakikatte akıl, mantık ve muhabbet güçleriyle gerçekleşebilmiştir.(ıı.Murat)</title>
		<link>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/unutma-ki-yuce-ecdadimizin-buyuk-zaferleri-gorunuste-kilicin-golgesinde-olmussa-da-hakikatte-akil-mantik-ve-muhabbet-gucleriyle-gerceklesebilmistir-ii-murat/</link>
		<comments>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/unutma-ki-yuce-ecdadimizin-buyuk-zaferleri-gorunuste-kilicin-golgesinde-olmussa-da-hakikatte-akil-mantik-ve-muhabbet-gucleriyle-gerceklesebilmistir-ii-murat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2011 09:35:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>zorbey85</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://zorbey85.wordpress.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[http://widget-15.slide.com/widgets/slideticker.swf  <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=59&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="bp">
<div id="bp-5EC66CF1DC3200AC_2656-content" class="blogpost">
<div align="center"><a href="http://widget-15.slide.com/widgets/slideticker.swf">http://widget-15.slide.com/widgets/slideticker.swf</a></div>
<div> </div>
</div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/zorbey85.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/zorbey85.wordpress.com/59/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=zorbey85.wordpress.com&amp;blog=20858649&amp;post=59&amp;subd=zorbey85&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://zorbey85.wordpress.com/2011/05/07/unutma-ki-yuce-ecdadimizin-buyuk-zaferleri-gorunuste-kilicin-golgesinde-olmussa-da-hakikatte-akil-mantik-ve-muhabbet-gucleriyle-gerceklesebilmistir-ii-murat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/6503f292aafb6aea1d9c27ba5086580d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">zorbey85</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
